Psikoterapist kimdir, ne yapar?

Psikoterapist kimdir, ne yapar?

Hasta ya da danışan, her şeyden önce anlaşıdığını hissetmek ister. Dolayısıyla psikoterapist, öncelikle danışanı anlayabilen kişi olmalıdır.

Birini anlamak; onun duygusuna varabilmek, eşlik edebilmek ve bu sayede varlığına karşılık verebilmektir. Terapist öncelikle bunu yapabilendir.

***

Psikoterapist; yüksüz, yansız ve yargısız ilişki kurabilendir. Çoğunluğun bir diğerine savunma ve saldırı yöntemleriyle, kültürel ve ahlaki kısıtlanmışlıkla, kalıplaşmış değer yargılarıyla yaklaştığı (yaklaşamadığı) bir dünyada, yaraları iyileştirmek ancak böyle bir varoluşla mümkündür.

***

Psikoterapist steril bir duruşta değil, otantik bir oluştadır.

Filmlerde gördüğümüz, danışanı dinlerken hayalere dalan, defterini karalayan terapist, steril duruştaki terapisttir. Bizim çalışma tekniğimizde ise, hayal kurmaya, defter karalamaya hiç zamanımız yoktur. Çünkü yapılacak çok iş vardır. Biz de danışanla birlikte onun dünyasında, zihninde, duygusunda, “olay yerinde”yizdir.

Deneyimsel temelde, sistemik, dinamik, entegratif çalışan bir psikoterapist, terapi sürecindeki yeniden yapılanmanın mühendisi olduğu kadar işçisidir de. Taşları danışanla birlikte taşır, harcı karar, tesisatı döşer. Bütün aşamalarda aktif ve işin içindedir.

***

Psikoterapist, danışana kabuğunu değil boşluğunu dönebilen; boşluğunu güvenli ve terapötik bir hazne olarak sunabilendir. Bu sayede danışanın o haznede dinlenmesine, yenilenmesine, yeşerip büyümesine imkan sağlar.

***

Psikoterapist; danışanın istemediği bir role sokulmadan, suçlanmadan, ayıplanmadan, etiketlenmeden kabul gördüğü bir ilişkiyi kurmakla yükümlüdür.

***

Psikoterapist danışanını korur ve kollar. Kendini koruyup kollamak da ancak bir başkasını koruyup kollayabilmekle mümkündür.

***

Psikoterapist, danışanı hakkındakileri bilen değil, onunla birlikte araştırandır.

Danışanın zihnini okuyan değil, ona ilgi ve merak duyandır.

Yorumlarıyla danışanını işgal eden değil; yorumu yapıcı bir teklif olarak sunandır.

Dikte etmez, alternatif metaforlar sunar. Uzaktan izlemez, birlikte yolculuk eder.

***

Psikoterapistin insanı ve hayatı öğrenme süreci bitmez. Danışanıyla birlikte değişime ve gelişime açıktır. Kronik öğrencidir.

***

Normatif değildir. Doktrine göre değil, danışanın ihtiyacına ve terapötik ilişkinin niteliğine göre şekillenir.

***

Psikoterapist, ‘Ferhat dağları delemiyor’ hikayesini, ‘Ferhat dağları delebilir’ hikayesiyle karşılayandır. Ancak şunları araştırmayı da ihmal etmez: “Ferhat dağdan ne anlıyor, Ferhat dağları niçin delsin, Ferhat dağları delmeli mi, Şirin kim…”

***

Psikoterapist, hür türlü duyguyla, durumla, olguyla karşılaşma cesareti olandır.
Ancak karşılaşma cesareti sayesinde duyguya varılabilir ve sezgi devreye girer. Duygu ve sezgiye varmadan yapılmaya çalışılan terapi, yelkenli gemiyle rüzgarsız seyre kalkışmaktır.